Fazıl Say günah çıkardı: Uzlaşalım

adminGüncel0 Yorum 121 Kez Okundu25 Kasım 2012

Son dönemde yaptığı sivri çıkışlarla gündemden düşmeyen Fazıl Say, Taraf gazetesine mektup yazdı. “Arabesk dinlemek vatan hainliğidir” diyen Say, hatalı bir laf ettiğini kabul etti. Kendisine bugüne dek yapılan muameleden şikayetini dile getiren ve uzlaşmak istediğini söyleyen Say, yaptığı iyi şeylerin de görünmesini temenni etti.

İşte Say’ın mektubundan bir bölüm:

EVET, HATALI BİR LAF ETTİM

Uzlaşabiliriz… Evet, hatalı bir laf ettim sana, evet öfkeliyim sana, çünkü sen beni hiçbir zaman anlamaya çalışmadın, çünkü sen beni hep “öteki” olarak gördün, “Batı uşağı” dedin, “Elitist” dedin, “Kâfir” dedin, “Batı kültürünün taklidi” dedin, “Bizden değil” dedin ya da hep kaçtın, hep sıyrıldın, yüzleşmedin.

“UMRUNDA OLMADI”

Umurunda olmadı ne Nasreddin Hoca’nın danslarını bestelemem, ne Kara Toprağı, Veysel’i, Dede Efendi’yi, İstanbul Senfonisi’ni, Nâzım Oratoryosu’nu, rakı masasındaki Alevi Dedeleri, Saray’daki Harem kadın ını, Odam Kireçtir’i, Altıok’u, Turgut Uyar’ı Yunus Emre’yi, Mezopotamya’yı, Hezarfen’i bestelemem. Piyanoda, “dünya birinciliği” almam, dünyanın her yerinde bir Türk olarak verdiğim konserlerim, Anadolu turnelerim, sana hep elimi uzatmak istemem, hiçbirisi umurunda olmadı.

VATAN HAİNİ DEĞİLSİN ELBETTE

Sen hep manipülasyonlar içindeki medyanı dinledin, bir kere bile gerçeği görmedin. Vatan haini değilsin elbette. Ama ben vatan hainiysem ve halkı kin ve düşmanlığa teşvik suçundan yargılanıyorsam ve hiçbir suçum yoksa tamamen yanlış ve güdümlü ve de manipüle edilmiş yalanların içinde, sen de bu yalanla kandırıldıysan, bu işin aslını bilmiyorsan ve hapis yatmamı istemekteysen, evet sen de hainsin…

SUÇUN TAMAMI DEĞİLSE DE ÇOĞU SENDE

Vatanın haini olman gerekmiyor, insani duygulara ihanet etmen yeterli. Bak; kendi kültürümüzü, Itrî’yi, Veysel’i, Dede Efendi’yi Erkin’i ve tüm evrenselliği savunup, iğrenç ticari müzikleri hâlâ sana zararlı bulduğumu tüm samimiyetimle tekrarlıyorsam ve sen yine de kaldığın yerde sayıklıyorsan: ilerlemek, keşfetmek, öğrenmek, ölüm kültüründen ayrılmak istemiyorsan, e o zaman, Nâzım Hikmet haklıymış… “Suçun tamamı değilse de çoğu sende” derken…

POSTMODERN YALAKALIKLARA SANAT DİYORSUN

Türkiye’nin ekonomisi iki kat büyümüş olabilir, 10 kat daha da büyüyebilir, dünyanın en zengin ülkesi de olabilirsin. Ama şunu unutma ki senin, sana ait gerçek bir kültürün olmazsa, gerçek sanatın, sanatçıların olmazsa sen asla büyük bir memleket yaratamazsın… Gülünç ve vahim bir halde postmodern yalakalıklara sanat der durursun… Ve bunu kimse yutmaz…

BEN SANA ELİMİ HEP UZATTIM

Uzlaşabiliriz ama sen de artık bir adım at ki uzlaşalım. Bin tane köşe yazarı, 10 bin tane “anti- Fazıl Say” köşe yazısı yazsa ne olacak? Mezopotamya Senfonisi değersiz bir eser mi olacak? Ne olacak? Lütfen bir adım at, uzlaşabil benimle… Ben sana elimi hep uzattım. Hiçbir zaman görmedin… Görmek istemedin…

GÜÇSÜZ BİRİ OLSA İNTİHAR EDERDİ

Her gün filanca bakanından filanca belediye başkanına, filanca köşe yazısından filanca televizyon tartışmasına müthiş bir baskı altındayım… İnsanca değil bu. Güçsüz biri intihar ederdi… Bir kişiye karşı milyon kişi… Sebep? Düşmanın değilim. Dostunum… Artık gör istiyorum…

MÜSLÜM BABA’YA SAHİP ÇIKARIM

Müzik tartışabiliriz, en sert şekilde de tartışabiliriz ama bu ölüm döşeğindeki Müslüm Gürses’e acil şifa ve hayatta kalması dileklerimi yollamama engel değildir. Kavga da insanidir, dayanışma da insanidir. Ölümden yana değiliz… Yaşamaktan yanayız… Müslüm Baba’ya bu yüzden sahip çıkarım, derinliğimle ve samimiyetimle…

HEP BENİ KARALADINIZ

Evet, ben arabesk müziğine sert eleştirilerde bulundum. Sizler ise hep “bana” sert çıkıştınız… Hanginiz, etik olarak “arabesk müziği şuşu- şu yüzden iyidir, önemlidir” yazdınız? Hanginiz kültür olarak arabeski savundunuz? Sadece ben deyince bana çıkıştınız. Tartışmadınız. Hep beni karaladınız… Süje yoktu. Süje Fazıl Say’ı ezmek idi…

BEN KENDİMİ DÜZELTTİM SİZ NEYİ DÜZELTTİNİZ?

Yani diyeceğim odur ki, bu iğrenç ve geri bulduğum müzik türü ile ilgili “vatan haini” gibi yanlış bir cümle ağzımdan çıkmış olabilir ve ben bu yanlışımı düzeltmiş olabilirim, siz peki neyi düzelttiniz? Arabesk neyi düzeltti?

BEN ÇOK İNANÇLI BİR İNSANIM

Bakın;

Benim için inançsız diyorlar… Bu yanlış. Ben inançlı bir insanım hem de çok… Seslere olan inancım. Seslerin anlattığı hikâyelere… Günde 30-40 tane “çocuğumuz müziğe çok yetenekli, ne yapalım” tarzı email alıyorum. Buraya dikkat; “müzikte yetenek.” Evet, müzik çünkü bu açıklanamaz soyut ögeyi beraberinde gerektiriyor; Yetenek! Yetenek çünkü evrensel olan… Ve “evrensel olamayan” bir konumda benimle tartışma yapmaya devam ediyorsunuz… İşte bu yüzden tıkanıyoruz. İşte bu yüzden en sert turnusollerim bile cevapsız kalıyor. Bir oyun gibi… Benim için bir oyun gibi… 21. yüzyıldayız. Benimle konuşabilirsiniz. Uzlaşım var; konuşabilirsiniz. Yani diyeceğim odur ki, bu iğrenç ve geri bulduğum müzik türü ile ilgili “vatan haini” gibi yanlış bir cümle ağzımdan çıkmış olabilir ve ben bu yanlışımı düzeltmiş olabilirim, siz peki neyi düzelttiniz? Arabesk neyi düzeltti?

MAALESEF BÜYÜK BİR EGOM VAR

Evet, büyük bir egom var. Maalesef. Büyük bir ego olmadan Nâzım Oratoryosu da, Mezopotamya Senfonisi de, İstanbul Senfonisi de, Universe Senfonisi de bestelenmiyor. Büyük bir ego olmadan yılda 110 konser verilmiyor. Ego için bağışlayın. Herkes kendi olsa keşke…

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Fazıl Say günah çıkardı: Uzlaşalım Hakkında Yorum Yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.