”Madem öyle niye ikinci kez aradın?”

adminGenel, Güncel, Siyaset0 Yorum 233 Kez Okundu27 Ocak 2012

Odatv davasının tutuksuz sanığı İklim Bayraktar ağlayınca, diğer sanıkların tamamı mahkeme salonundan dışarı çıkarıldı. Deniz Baykal tarafından tacize uğradığını ileri süren Bayraktar’a hakim, “Madem öyle ikinci kez niye aradın? Bu komplo değil mi” diye sordu.

İSTANBUL- Silivri Cezaevi’nde bulunan tutulu sanıklar adliyeye kar yağışı nedeniyle geç getirilince duruşmada 1 saat rötarlı başladı. Tutuklu sanık Müyesser Yıldız “Başbakan davaya müdahil edilsin” dedi. Duruşmayı Uğur Dündar ile birlikte çok sayıda gazeteci de izledi.

ZAFER ARAPKİRLİ DURUŞMADAN BİLDİRİYOR

Ergenekon soruşturması kapsamında aralarında gazeteciler Nedim Şener ile Ahmet Şık’ın da bulunduğu 11’i tutuklu 13 sanık hakkında görülen Oda tv davasının 10. duruşması İstanbul’daki kar yağışı nedeniyle bir saat gecikmeli başladı. Duruşmaya tutuklu 11 tutuklu sanık katılırken tutuksuz sanıklardan İklim Ayfer Kaleli de duruşmada hazır bulundu. Diğer tutuksuz sanık Ahmet Mümtaz İdil ise duruşmaya rahatsızlığı nedeniyle katılmadı.

iklim bayraktar DURUŞMAYA KAR RÖTARI
Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda faaliyet gösteren özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve saat 10.00’da başlaması gereken duruşma tutuklu sanıkların Silivri Cezaevi’nden gelişi yoğun kar yağışı nedeniyle gecikince bir saat rötarlı başladı.

TÜBİTAK LİSTESİ MAHKEMEDE
Mahkeme BaşkanıMehmet Ekinci, tutuklu sanık Doğan Yurdakul’un Adli Tıp Kurumu’ndan sağlık durumuna ilişkin raporun geldiğini belirtti. Başkan Ekinci, raporda Yurdakul’un anjiyo olması ve bazı tahliller yaptırması gerektiğinin belirtildiğini kaydetti. Başkan Ekinci, bununla ilgili ara karar alacaklarını ifade etti. Başkan Ekinci ayrıca dava dosyasında bulunan ve sanıklar tarafından virüslü olduğu iddia edilen dijital belgelerle ilgili TUBİTAK’ın 5 kişilik bilirkişi listesini gönderdiğini belirtti.

“SONUNA KADAR GİDECEĞİZ”
Duruşmada söz alan tutuklu sanık Yalçın Küçük, 23 Ocak’taki duruşmada Nedim Şener ve Hanefi Avcı’nın kendisi hakkında ağır suçlamalarda bulunduğunu öne sürerek bu konuya ilişkin cevap niteliğindeki yazısını mahkemeye sundu. Hanefi Avcı da söz alarak virüslü olduğu iddia edilen belgelerle ilgili mahkemeden gerekenin yapılmasın istedi. Başkan Ekinci ise, “İddia edildiği gibi görevi kötüye kullanma ve komplo varsa biz sonuna kadar gideceğiz. İlgili belgeleri sizin üniversitelerden aldığınız birlikte TÜBİTAK’a göndereceğiz. Gelen rapora göre kararımızı vereceğiz” diye konuştu.

“BAŞBAKAN DAVAYA MÜDAHİL EDİLSİN” TALEBİ
Davanın tutuklu sanığı Müyesser Yıldız söz isteyerek Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Oda tv davasından bir gün önce tutuklu gazetecilerle ilgili yaptığı açıklamayı eleştirdi. Yıldız, heyete Başbakan’ ın açıklamalarının ardından ne hissettiklerini ve etkilenip etkilenmediklerini sordu.

Yıldız “Bu açıklamayı nasıl değerlendirmeliyiz. Yargıya müdahale mi? Adil yargılamayı etkilemek mi? Mahkemeye bir talimat mı? Acaba sayın savcı veya savcılar sayın Başbakan hakkında bir fezleke düzenleyebilecek mi? İzninizle sayın Başbakana ‘one minute’ demek istiyorum. Tecavüzcü değilim. Polis asker katili değilim. Terörist- darbeci değilim. Sadece ve sadece gazeteciyim” dedi.

Yıldız, Babakan ile ilgili eleştirilerini, “Sayın Başbakan’a sormak lazım kendisi bu davanın gerçek savcısı mıdır? Öyleyse buraya gelip iddialarını ispatlamakla mükelleftir” diye sürdürdü. Başbakan’ın davanın gerçek ve gizli davacısı olduğunu da ileri sürdü. Yıldız, Başbakan’ın davaya müdahil edilmesini de talep etti. Yıldız konuşmasını mahkemeden üyesi oldukları iddia edilen örgütün numarasını ve adresinin verilmesini isteyerek, “Mektupla üyelik başvurusu yapıp, parlemento muhabirleri derneğinden sonra buraya da üye olacağım. Böylece hem terörist gazeteci suçlamasını hak edeceğim, hem de yattığıma değsin. Zira olmayan bir örgüt yüzünden bunca aydır yatmak ciddi şekilde onuruma dokunuyor” dedi.

“SAVCI TARAFSIZ DAVRANMIYOR”
Yıldız’ın ardından Mümtaz İdil’in avukatı Tugay Topbaş söz aldı. Topbaş, “Biz savcının tarafsız davranmadığı düşüncesindeyiz. Savcılık makamı soruşturma aşamasında sanık lehine delil toplamamıştır. Savcılık bizim savunma hakkımızı kısıtlamakla birlikte bu delilleri hukuka aykırı bir sekilde gündeme getirmiştir” dedi.

ARANIN ARDINDAN SÖZ BAYRAKTAR’DA
Savunmanın ardından oturuma kısa bir ara verildi. İki dakika olması beklenen ancak 25 dakika süren aranın ardından kürsüye İklim Bayraktar çıktı. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 200’üncü maddesi doğrultusunda, Bayraktar’ın ifadesi için diğer sanıklar ve izleyiciler salondan çıkarıldı. Ancak izleyiciler yeniden içeri alındı.

Konuyla ilgili yasa şöyle: “Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse, mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasına karar verebilir. Sanık tekrar getirildiğinde, tutanaklar okunur ve gerektiğinde içeriği anlatılır.”

“İKLİM KALELİ’NİN SÜREKLİ AĞLADIĞINI GÖRDÜK”
Kararın ardından Kaleli dışındaki sanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarıldı. İzleyicilerin de dışarı çıkması yönünde verilen karar üzerine avukatlar ilgili madde gereğince, izleyicilerin dışarı çıkmasının gerekmediğini söyleyince izleyiciler salona tekrar alındı. Mahkeme Başkanı Ekinci, “İklim Kaleli’nin sürekli ağladığını gördük. Hatta bu karar sizin de lehinize oldu farketmediniz” diyerek avukatların itiraz taleplerinin reddedildiğini açıkladı.

“KİMSE AVUKATIM OLMAK İSTEMEDİ”
Yaşananların ardından İklim Kaleli savunmasına Oda TV ile olan ilişkisine değinerek başladı. Kaleli, “O dönem ANKA, Habertürk, Sözcü ve Oda TV’ye iş başvurusunda bulunmuştum. Bana olumlu yanıtı Oda TV verdiği için orada çalışmaya başladım. Yalçın Küçük’le de Ulusal Kanal’ın gecesinde tanışmıştım. Onun dışında bir tanışıklığımız yok. Zaten hakkımdaki iddialardan sonrada bir daha görüşmedim. Beni tanıyacağını bile sanmıyorum” diye konuştu. Soruşturma sürecinde serbest bırakılmasına ilişkin yer alan haberlere tepki gösteren Kaleli, hakkında yürütüldüğünü iddia ettiği karalama kampanyasının sonucu olarak birçok avukatın kendisinin avukatı olmak istemediklerini belirtti.

“SONER YALÇIN İLE TALİHSİZ BİR KONUŞMA YAPTIM”
Oda TV davasından tutuklu yargılanan Soner Yalçın ile yaptığı telefon görüşmesini talihsiz olarak niteleyen Kaleli, “Soner Yalçın ile konuşmam mı beni burada savunma yapmaya itti? Deniz Baykal ile ilgili iddia ortaya atmadım, o telefon görüşmesinde bahsi geçen konu konuşuldu ve kapandı. Bu konuşma 44 gün sonra gazetelerde yer aldı. Neden bu iddiaların muhatapları susuyor? Beni komplocu ilan ettiler. Benim onurum ayaklar altına alınmadı mı?” diyerek sadece gazetecilik faaliyeti sürdürdüğünü savundu.

“BANA VEBALI GİBİ DAVRANIYORLAR”
“Hiçbir sanık bana merhaba demedi, bana vebalı gibi davranıyorlar” diyen Kaleli’ye, Mahkeme Başkanı Ekinci’nin, “Biz bunu gördüğümüz için böyle karar aldık” diye yanıt vermesi salonda gülüşmelere neden oldu. İddianamede yer alan telefon görüşmeleri tapelerini okuyarak bahsi geçen iddialarla ile ilgisi olmadığını söyleyerek savunmasına devam eden Kaleli’ye başkan Ekinci uzun sürüp sürmeyeceğini sordu.

“GÜRSEL TEKİN BANA TEŞEKKÜR ETTİ”
Kaleli, hakkında çıkan komplo haberlerini mahkeme heyetine göstererek, “Baykal, benimle ilgili ‘Bu kadını da üzerime saldılar’ ithamında bulundu” dedi. CHP’den bir çok tanıdığı olduğunu ve onların haberlerini de yaptığını belirten Kaleli, “Ama sanki seçim öncesi CHP’ye komplo kurmak için son anda dahil olmuşum gibi bir hava yaratıldı. Gürsel Tekin canlı yayınlarda daha önce yaptığım CHP’ye zarar verecek haberleri yayınlamadığım için bana çokça teşekkür etmişti” dedi.

Kaleli, 18.03.2011 tarihli Akit gazetesinde yayımlanan, “Deniz Baykal ve İklim Bayraktar’ın tape kayıtları” haberini heyetin değerlendirmesine sundu. Haberi görünce mutluluk gözyaşı döktüğünü ifade eden Kaleli, bu kayıtların iddianamede olmadığına dikkat çekti.

DAVAYI İZLEYENLER UZUN İFADEYİ ELEŞTİRDİ
Kaleli’nin savunması sırasında ses kayıt cihazı dolduğu için kısa bir ara verildi. Öte yandan Kaleli’nin bu kadar uzun tutması davayı izleyenlerin tepkisine neden oldu.
Kaleli, aranın ardından sürdürdüğü ifadesinde, “Misyonerlikle ilgili yaptığım haber iki yıl öncesine aittir. Ben bu kişileri ve delilleri savcılığa teslim ettim. Misyonerlikle ilgili bir haber ve 17 ses kaydı var. Ben bunları Ankara Savcılığı’na verdim. Suç duyurusunda bulundum” dedi.

“SANIK DEĞİL MAĞDURUM”
Kaleli, yeni bir dosya okuyacağını söyleyince izleyicilerden uğultu yükseldi. Kaleli, uğultular üzerine “Tamam, tamam, vazgeçtim” dedi. Hakim, bunun üzerine salondakileri “Böyle olmaz ama” diyerek azarladı. Kaleli, ifadesini, “Bu davanın sanığı değil mağduruyum” diye tamamladı. Mahkeme Başkanı Ekinci, Kaleli’ye soru sormak istediğini söyledi ancak kısa cevap vermesini rica etti. Ekinci, “İklim Hanım, bir cümle, bir cümle… Tamam geçiyoruz” dedi.

HAKİMLE İLGİNÇ DİYALOG
Hakimin, “O odada ne oldu. Taciz edilen bir kişi olarak daha sonra neden iki kez arıyorsunuz Deniz Baykal’ı?” sorusu üzerine Kaleli, “Ben taciz edildiğimi söylemiyorum, şikayetçi olmuyorum. Dertleşiyorum onlarla” diye konuştu. Hakim, Kaleli’nin söylediklerinin sorusuna cevap olmadığını söyleyerek, “Peki yani siz ilkinde emin olamıyorsunuz, ikinciyi emin olmak için mi? Peki bu ikinci komplo olmuyor mu?” diye sordu. Kaleli, “İlkini kanıtlayamayacağım için ikinci kez arıyorum” yanıtını verdi.

SANIKLAR YENİDEN İÇERİ ALINDI
Kaleli’nin ifadesinin tamamlanmasının ardından diğer sanıklar yeniden mahkeme salonuna alındı. Sanıklara, Kaleli’nin ifadesi özetlendi. İfade özetini okuyan hakim, “Sanık hakkındaki iddiaları reddediyor. ‘Selam bile vermiyorlar, bana kötü kötü bakıyorlar’ diyor. Odatv ile sanık, birbirlerini benimsememişlerdir” dedi.

Kaleli’nin avukatı, “Bu davanın içinde Erol Taş da var Tecavüzcü Coşkun da var ama Hulusi Kentmen gibi babacan bir hakimimiz de var. Bizi rahatlatan tek bir şey var, o da mahkeme başkanımızın babacan olması” dedi ve Başbakan Erdoğan’dan bir alıntıyla sözlerini bitirdi. Verilen aranın ardından avukatların talepleri alınacak.

SANIKLAR KÜRSÜDE
Aranın ardından Yalçın Küçük hakkındaki iddialara yanıt veremediği gerekçesiyle yeniden söz aldı. Küçük, “Ahmet Şık’lar Silivri’de bir üst katımda kalıyor. Bir kere selam vermediler. Bu nasıl örgüt?” dedi.

Küçük’ten sonra Soner Yalçın ve Barış Terkoğlu da kürsüye geldi.

Terkoğlu, bir önceki duruşmada bir televizyon kanalının mahkemenin kararını açıklanmadan 20 dakika önce seyircilerine duyurduğunu hatırlatarak, mahkeme heyetini eleştirdi.

Coşkun Musluk ise beraatini ve tahliyesini istedi.

SANIKLARIN TALEPLERİ
Daha sonra tutuklu sanıkların tahliye taleplerine geçildi.

Tutuklu sanık Nedim Şener, tahliye talebinde bulunurken, Ahmet Şık ise “Hiç bir talebim yok” dedi.

Tutuklu sanık Soner Yalçın da, yaklaşık bir yıldır tutuklu olduklarını ifade ederek, “Bunca savunmanın, bilirkişi raporunun hiç önemi yok mu? Dışarı çıksak adam mı öldüreceğiz? Elimizde silah mı var? Ama ben buna şaşmıyorum ve üzülmüyorum. Sevdiklerimin şaşmasına üzülüyorum. Sizden isteğim bizi şaşırtın” ifadelerini kullandı.

Duruşmada söz alan tutuklu sanık Müyesser Yıldız, “Birileri bizim burada kalmamızı istiyor. Bir kısmımız ipotek kalalım. Sait ile Coşkun öğrenci, bırakın okusunlar. Barış’lar yeni evli, Doğan Yurdakul hasta, onları bırakın” dedi.

Sanık Hanefi Avcı da, kitabını kendisinin yazdığını ve kimseden yardım almadığını belirterek, tahliyesini istedi.

Diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek, tahliye talebinde bulundular.

Duruşma, sanık avukatlarının taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

Kaynak : http://www.gazeteport.com.tr/haber/75961/agladi_salon_bosaltildi#ixzz1khCd31x5

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

”Madem öyle niye ikinci kez aradın?” Hakkında Yorum Yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.